Hakkımda

20 Maddede Ben
20 maddede ben kimim sorusuyla bundan yıllar önce sosyal psikoloji dersinde karşılaşmıştım. Almanya'daki ilk yıllarım olmasından olacak ilk maddeye adımı yazmış ve peşi sıra beni diğer sınıf arkadaşlarımdan farklı kılan aidiyetlerimi sıralamıştım. Sanırım zaman ve mekanın bu soruya verilen cevaplarla yakından ilgisi var.

Daha sonra evlilik öncesi türlü testlerden geçirdiğim eşime de bu soruyu yöneltmiştim ve cevaplarını hala hatıra olarak saklarım. Bu soruyu yönelttiğim tek kişi eşim değildi elbet; kız arkadaşlarımdan da bu soruyu cevaplamalarını istemiştim.

Şimdi ise yıllar sonra Mutlu Yuvanın Demirbaşları blogunun sahibesi sevgili meslektaşım vesilesiyle ben kimim sorusuna 20 madde halinde aklıma geldiği şekliyle cevap arayacağım. Bu etkinliğe siz de katılmak isterseniz teklif var, ısrar yok :)


20 Maddede Ben Kimim Sorusuna Gelince:


1.İçedönük kelimesi ne hikmetse ilk aklıma gelen adeta beni en kestirmeden tanımlayan özelliğim. Kalabalık içinde olmaktansa boş duvarlara bakmayı yeğleyenlerdenim.
 

2.Bildim bileli televizyonu sevememişimdir. Camdan aşağıya atılası bir aygıttır kendisi. Hem sese hem de ışığa duyarlı bir insan olduğumdan televizyon seyrederken yorulur bir zaman sonra da asabileşirim. El işine merak sarışımın da bir tercih değil televizyondan kaçışın zorunlu sonucu olduğunu düşünürüm.

3.Kıyafet alış verişi en sevmediğim eylemlerden bir diğeridir. Ne zaman kıyafet alış verişine çıksam kendimi ya kütüphanede ya kitapçıda ya yüncüde ya kumaşçıda bulurum. Kışlık botlarımı ve spor ayakkabımı da sayarsak toplamda 4 çift ayakkabım vardır. Çantam 6, cüzdanımsa 14 seneliktir. Tüketim toplumu kümesinin bir elemanı olmadığımı iddia edebilirim sanırım. Takıya, alyans dahi takamayacak kadar uzağımdır. Bazen nefsimi terbiye edeyim derken öldürmüş olabileceğimden de şüphe etmiyor değilim.

4.Liste insanıyım. Herşeyin listesini yaparım. Listesiz markete, pazara gittiğim pek vaki değildir. Akıllara ziyan envayi çeşit listem mevcuttur; evden taşınırken unutulması muhtemel eşyalar listesi, yola çıkmadan önce yapılması gerekenler listesi, bayramda aranacak kişiler listesi, anneannemin veciz sözleri listesi, fotoğrafı çekilecek yerler ve objeler listesi verebileceğim bazı örnekler.

5.Hafızasıyla meşhur bir kişiyim. Bunu tv seyretmemeye bağlıyorum. Fakat rakam hatırlamak konusunda çok kötüyüm. Bunu hiçbir şeye bağlayamıyorum.

6.Ayrıntıyı, ince eleyip sık dokumayı, sabır isteyen işleri severim. Mükemmeliyetçilik maalesef zor da olsa kabullendiğim kötü bir huyumdur. Kötü özelliklerim listesinde 1. sıradadır.

7.Zaman hesaplama takıntım vardır. Birşeyin ne kadar zamanda bitirilebileceğini ya da bir yerden bir yere ne kadar sürede gidileceğini bilme zorunluluğu hissederim. 60 ilmekten oluşan bir sırayı kaç saniyede örebildiğini, bir gömleği kaç dakikada ütülediğini, brokoli çorbasını yapmak için gereken sürenin ne kadar olduğunu vs bilme gereği duymuş birisiyim.

8.Öğrenme açıyım; sürekli yeni birşeyler öğrenmem şartmış gibi yaşarım hatta neler öğrenmek istediğimi önceden planlar o plana uyacağım diye de strese girerim. Merak etmekten yorulduğum çok olur. İlgi alanımın sınırlarını belirlemek konusunda sorun yaşarım ama kesinlikle maymun iştahlı değilimdir zira merak edip başlayıp sonra da çabuk sıkılıp kenara attığım birşey var mı hatırlamıyorum. Olsa muhtemelen onun da listesini yapardım.

9.Hayatımda haftasonları da dahil saat 08:00'e kadar uyuduğum nadirdir, anneannemin tabiriyle 'bütün gün malak gibi yatmak' eyleminden hep uzak kalmışımdır. Her zaman evin en erken uyanıcısı hatta uyandırıcısı olmuşumdur ve tabi çay koyucusu, kahvaltı hazırlayıcısı ve de ekmek alıcısı.

10.Burçlara hiç itibar etmemişimdir, edemiyorum, olmuyor. Fakat beni tanıyanlar 'ahan da tipik bir yengeçsin' diyor, bilemiyorum, no comment, diyorum.

11.Her düşüncenin dua olduğuna inanırım.

12.Yıllarca Türkiye-Almanya arasında zigzag çizmekten midir, mekik dokumaktan mıdır bilmem, sanırım valiz hazırlamaktan ve yolculuğa çıkmaktan ikrahlık gelmiş olması dolayısıyla gezip görmek istediğim yerler listem boş.

13.Mutfağı severim, mutfakta şarkı söylemeyi daha da çok severim.

14.Yemek seçmem. Çocukken hiçbir şey yemezdim daha sonra herşeyi yiyen bir ergene dönüştüm. Tabağımda yemek bıraktığım nadirdir ve bu övünülesi bir özelliktir benim için. Çocukluğumdan beri değişmeyen tek şey ise sofrada hep en sona kaldığımdır.

15.Yemek yapmaya geç yaşta başladım, toplumsal rollere epey direndim, arkadaşlarım zeytinyağlı biber dolması yapabiliyorken benim makarna haşlamışlığım bile yoktu, derken birgün kendimi elimde oklavayla mantı açarken buldum, şimdi buradan ne sonuç çıkacak diyorsanız; sanırım zoru başarmayı seviyorum.

16.Gençlik yıllarımda hafızamda yer eden iki sözden biri Nietzsche'nin 'Öldürmeyen şey güçlendirir' diğeri ise Hesse' nin 'İnsan olmak kahraman olmaktan zordur' sözleriydi şimdi ise an itibarıyla annemin veciz ifadesi 'aldığın şeyi aldığın yere koy' un üzerine söz tanımam.

17.İlkokulda sınıfta okuma yazmayı en geç öğrenen bendim fakat şiir yazmaya en erken başlayan olduğum kesin. Günümüze kadar ulaşan yazılı kaynaklara göre 9 yaşında yazdığım şiirlerim mevcuttur.
 
18.Güneşle hep mesafeli bir ilişkim olmuştur. Sonbaharı, güzü, köhne baharı severim.
  
19.Çoğu kişiye göre soğuk ve mesafeli, bazılarına göre ise esprili ve şirin birisiyim.

20.Bir zamanlar hedefim Almanca'yı en iyi şekilde öğrenmekti, şimdi ise Ege şivesini en iyi şekilde anlayabilmek, ve bir zamanlar pozitif psikoloji alanında uzmanlaşma derdindeyken şimdi bir de iyi tarım uygulamalarında bilgi sahibi olma gayretindeyim. Eskiden fikir üretme çabasındayken şimdi zerzevat üretimine de kafa yoruyorum. Kadıköy'e kaç dakikada ulaşırım hesabı yapmayalı çok oluyor çünkü artık Nazilli'de kaçta olurum hesabıyla meşgulüm velhasıl bu hikaye daha ne kadar zenginleşecek ben de merak ediyorum.

 
İşte ben de böyleyim :)

9 yorum:

  1. akıcı bir kitap gb yazmışsın gerçekden çok güzel

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim, sıkılmadan okuduğunuza sevindim :)

    YanıtlaSil
  3. Aslında seni ilk tanıdığımda yorum yazmışdım ve uzunda bir yorumdu ama paylaşmayı becerememişdim şimdi nasıl beceriyorum onuda bilmiyorum yazın harika insan kendini görebiliyor,bir yazın da sana çok benzediğimi söylemişdin hakkaten benziyoruz bende senin gibi noktalıyayım ( işte bende böyleyim )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen internette anlık kopmalardan kaynaklı yorum gönderme sorunu oluyor, benim en çok yaşadığım. Ama bence sen şeytanın bacağını kırdın artık😊 (şu yorumu yazana kadar o kadar uğraştım ki blogspotun yorumlarla ilgili sorunu var sanırım)

      Sil
    2. Oooo ne guzel yapmissiniz. Harikasiniz. En cok merak ettigim, tanimak istedigim kisiler listesinde ilk siradasiniz. instagram da sizi merakla takip ediyorum. Faruke yuksel

      Sil
  4. Blogunuzu çok begendim basarılar diliyorum☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ne zamandır da gücellemediğimi fark etmemi sağladınız bu arada.

      Sil
  5. Erzak torbası mı diksem acaba diye bakarken bloğunuza rastladım. Şu günlerde 'yok ya o kadar da yalnız değilim. benim gibi düşünen bir sürü insan varmış' hissi biraz olsun yüzümü güldürdü. Nefsi terbiye edeyim derken öldürmüş olma tespitinize ise sesli güldüm. Tüketim kültürünün oluşturduğu içimdeki isteksizlik yüzünden ruhuma birşeyler olduğu fikrinden daha iyimser bir açıklama bulmuş oldum.
    Teşekkürler.
    Muradiye

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bunları duymak, ortak yönleri olanların yollarının mutlaka bir yerlerde kesiştiğine inanmışımdır, faydam dokunduysa ne mutlu.

      Sil